3 Nisan 2013 Çarşamba


Öğrencilerimiz AKATLAR Paralarını Çok Dikkatli Kullanıyor...

Akatlar Anaokulu’nda çocuklarımız para kazanmak için çok çalıştılar şimdi de yüzüncü yıl balosunda bazı yerlerde kazandıkları paraları gönüllerince harcayacaklar.salıncağa binmek

1 Akatlar Parası,kuleye çıkmak

2 Akatlar Parası,arabalar binmek

3 Akatlar Parası sabah ve ikindi kahvaltıları, öğle yemeği 4 Akatlar parası. Para harcamanın ve o parayı harcarken tasarruflu olunmasının yaşamımızdaki önemini öğrenecekler

AKATLAR ANAOKULUNDA PARANIN YOLCULUĞU

        Teknolojinin gelişmesi ve küreselleşme sonucu sosyal hayatımızdaki bazı değer yargılarının değişmesi hepimiz tarafından gözlenen bir gerçekliktir. Bu değişime örnek olarak, kazanılan başarıların nasıl kazanıldığına değer veren, kişisel çabanın ve azmin başarıya ulaşmasını önemseyen ve sonucun topluma yararlı olmasını gözeten ‘üretim değerleri’nin, yerini giderek ‘tüketim değerleri’ne bırakması verilebilir.
         Üretim değerleri işe olan inancı, emek gücü ile çalışmayı, disiplini ve işe sadakati öngörmektedir. Değerli olanlar, güç koşullara karşın çalışarak başarı kazanan örneklerdir. Toplumuzda yeni oluşan tüketim değerleri ise daha maddesel konular, çok paraya ve mala sahip olmayı, bu üstünlüğü herkese kanıtlamayı öngörmektedir.
          Günümüzde değişen değer yargıları ve yaşam koşulları sonucu tüketim çağında yetişen çocuk her şeye sahip olmak için neden beklemek gerektiğini anlayamaz duruma gelmiştir. Bir an önce tüketim değerlerine  kavuşmalı, kullanmalı, bunları göstermeli ve değer kazanmalıdır.
           Çocuğun kişiliğinin önemli bir kesimi, yaşamın ilk yıllarında oluştuğuna göre, tüketim ve tüketicilikle ilgili tutum, davranış ve görüşleri de bu yıllarda belirlenmeye ve ortaya çıkmaya başlayacaktır. Değişen değer yargılarının çocuklar üzerinde olumsuz etkileri giderek daha belirgin hale gelmektedir. Çocukların yaşamının büyük bir bölümü üretici olmadan geçmektedir. Bu noktada anne babaların ve okulöncesi eğitimcilerin değer yargılarının üretime mi, yoksa tüketime mi dönük olduğu çok önem taşımaktadır. Çünkü çocuğun parayla ilişkisi bu değerlerden önemli ölçüde etkilenmektedir. Üretim değerlerinin kazanılmasında önem taşıyan anne baba tutumu, para harcama ve parayı değerlendirme alışkanlığının kazanılmasını da etkiler. Üretim modelini gören çocuk üretimi, tüketim modelini gören çocukta model alma yolu ile tüketimi öğrenir.
          Çocukların en önemli tüketici kitlesi olması, reklâmların pek çoğunun doğruca onları hedef alması çocukları sorumsuzca alışveriş yapmaya iten faktörlerdir. Bu nedenle çocuklarımızın erken yaşlardan başlayarak paranın nasıl kullanılması gerektiğini öğrenmesi gerekir.
            Küçük yaşlardan başlayarak istediklerinin alınabilmesi için para gerektiğini öğrenen çocuk, okul öncesi dönemde paranın miktarını anlayamaz. Onun için bir lira, bin lira gibi kavramlar yoktur. Üç dört yaşından itibaren çocuğa para anlatılmalı ve yaşı büyüdükçe paranın miktarını öğrenmesi sağlanmalıdır. Okul öncesi eğitim kurumları çocukların çeşitli bilgileri kazandıkları biçimsel kurumlardır. Çocuklar, gerek okul öncesinde, gerekse de daha sonraki okul yaşamlarında ailesinden daha fazla bir zamanı okulda geçirmektedir. Okullarda ekonomik yaşamla ilgili bilgiler bu konudaki tutum ve davranışlara yansıyabilir. Para ile ilgili kavramlar öğretmenler tarafından formel ve bilinçli bir şekilde tüketim ve tüketicilik konuları doğru ve tam verilirken, okul arkadaşları da informal etkide bulunabilir. Bu etkiler olumlu olabildiği gibi olumsuz da olabilir. Parasal sorumluluğu doğru öğrenmesi formal ve informal süreçte çocuklarda para kavramının oluşmasını sağlar.

           Para yönetimi  sayesinde çocuğa harcamalarını nasıl yönlendireceği. Öncellikli ve zorunlu olan harcamaları belirlemek, sonra kalan parayı değerlendirme yollarını (istediği bir şey almak için biriktirmek gibi) benimsemiş olmak önemlidir. Tüm bunlar için önce çocuklarda para kavramı geliştirilmeli, daha sonra akıllıca harcama yolu, tasarruf bilinci, paranın değişim paylaşım değerleri öğretilmelidir.